Advert
Advert

Elimizde Kalan Ne?

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Bayram Arancak

Bir zamanlar sahip olmadıklarımızın değil, sahip olduklarımızın hesabını verirdik birbirimize.

Azla yaşardık ama birbirimizin yükünü bilirdik. Aynı sofraya oturmanın, bir kapıyı çalmanın, ihtiyacı olanın yanında durmanın ne demek olduğunu bilirdik. Bir insanın cebindeki para, gözümüzdeki değerini değiştirmezdi.

Sonra şartlar değişti.

Evler büyüdü, sofralar zenginleşti, imkânlar arttı. Çocuklarımız daha iyi okullarda okumaya, bizler daha konforlu hayatlar yaşamaya başladık.

Fakat bütün bunlar olurken başka bir şey de yavaş yavaş elimizden çıktı.

Birbirimize bakışımız değişti.

Eskiden zengin olanın karşısında ezilmezdik. Şimdi zengin olana yakın durmayı marifet saymaya başladık.

Eskiden bir işin ehline verilmesini isterdik. Sonra işin ehli olmaktan çok, doğru insanı tanımanın önemli olduğu bir düzene alıştık.

Eskiden kapımızı çalanın kim olduğuna bakmadan çorbayı paylaşırdık. Sonra soframız büyüdü ama masamızın etrafındaki insanlar küçüldü.

Çocuklarımız için daha iyi bir gelecek kurmak istedik. Onlara daha güzel evler, daha iyi arabalar, daha yüksek maaşlar bırakmaya çalıştık. Fakat onlara dürüstlüğün, kanaatin ve başkasının hakkına el uzatmamanın değerini aynı güçle anlatamadık.

Bir kuşak, elindeki imkânın kıymetini bilerek büyüdü.

Sonraki kuşak, imkânı bir hak gibi görmeye başladı.

Ve belki de kırılma tam burada yaşandı.

Çünkü insanın yoksulluktan çıkması başka, yoksulluğun öğrettiği değerleri de beraberinde gömmesi başkadır.

Bir zamanlar zor şartlarda yaşayan insanların en büyük zenginliği birbirlerine olan güveniydi.

Şimdi çok daha fazlasına sahibiz.

Ama birbirimize ne kadar güveniyoruz?

Eskiden insanlar birbirinin sözünü senet kabul ederdi. Bugün aynı sözü imza, mühür, sözleşme ve şahit olmadan yeterli bulmuyoruz.

Eskiden ayıp denilen bazı şeyler vardı.

Şimdi “herkes yapıyor” diyerek normalleştirdiğimiz şeyler var.

Eskiden komşunun çocuğu açsa kendi çocuğunun önüne koyduğu ekmeği paylaşan insanlar vardı.

Şimdi başkasının çocuğunun açlığı, telefon ekranında birkaç saniyelik bir görüntüden ibaret kalabiliyor.

Bütün bunlara bakıp yalnızca “zaman değişti” demek kolay.

Fakat zaman kendi kendine ahlak üretmez, ahlakı da kendi kendine tüketmez.

Bunu yapan insanlardır.

Biz yaptık.

Biz değiştirdik.

Biz bazı şeyleri önce yadırgadık, sonra alıştık, en sonunda da normal kabul ettik.

Asıl tehlike de burada.

Bir yanlışın yanlış olduğunu bildiğimiz halde yapmamız değil yalnızca; bir süre sonra onun yanlış olduğunu düşünmemeye başlamamız.

İnsan bazen kaybettiklerini kaybettiği gün fark etmez.

Bir gün eski bir dostun cümlesini hatırlarken fark eder.

Bir zamanlar kendisine saygı duyan insanların artık neden suskun olduğunu düşünürken fark eder.

Çocuklarının kendisinden para istediğinde gösterdiği rahatlığı, fakat ihtiyaç sahibi birini gördüğünde gösteremediği merhameti fark ettiğinde anlar.

Ve belki o zaman insanın karşısına en ağır soru çıkar:

Biz hayatımızı mı büyüttük, yoksa yalnızca hayatımızdaki eşyaları mı çoğalttık?

Çünkü insanın sahip oldukları arttıkça vicdanı küçülüyorsa, buna zenginleşmek denmez.

İnsanın çevresi genişlerken gönlü daralıyorsa, buna yükselmek denmez.

İnsan herkes tarafından tanınır hale geldiği halde kendi hakikatinden uzaklaşıyorsa, buna itibar denmez.

Belki de bugün hepimizin biraz durup geriye bakması gerekiyor.

Neyi kazandığımızdan önce, neyi kaybettiğimize…

Çünkü bazı kayıpların telafisi vardır.

Kaybedilen para yeniden kazanılır.

Yıkılan ev yeniden yapılır.

Giden makam yeniden gelir.

Fakat insanın içinde bir zamanlar bulunan adalet duygusu, merhamet, mahcubiyet ve hakikate bağlılık kaybolduğunda, onları yeniden bulmak çok daha zor olur.

İnsan bazen yoksulluktan değil, sahip olduklarının altında ezilerek kaybolur.

Ve belki de hayatın en ağır hesabı, bir gün sahip olduklarımızın hesabını vermek değil; sahip olduklarımız uğruna kim olduğumuzu kaybettiğimizi fark etmektir.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar