Giresun'a Geliyor
giresundan

Zemheri'nin ortasında balemüte yüzdüğüm

En mübarek ordunun kazandığı

En muzaffer kadem gibi

Yerden alıp öpüp alnıma götürdüğüm ekmek tikesi

Çocukluğumda taşlarını canlı sayıp küstüğüm

Gençliğimde ellerini dudak yapıp öptüğüm

Alım pulum soyum sopum nüfus kütüğüm

Yokluğunda kuş kanatlarından

Karınca ayaklarından

Yürek ataklarından kötürüm

Takalı mavnalı gemiler usulca dizilirken ufka

İrili ufaklı hamsi çıpırtıları arasında

Üstlerine üşüşürken martılar çığlık çığlığa

Hala fazla uzaklaşamayacak kadar küçüğüm

Ellerin teveklerinde incili salkım

Kokulu mayhoş birer demet kara üzüm

Hiç gitmeye değer mi

Biri adam biri kadam iki gözüm

Gelin olsan telli duvaklı

Damat olsam mendili saçaklı

En usta - ayan - çömlekçinin hünerinden dökülmüş

En yaman kazancının tezgahında dövülmüş

Sapı seramik kendisi buz gibi çelik

Alsa senden benden seni beni

Havada ışıldayınca bir ıslık sesi

Ve orda çıksa sevdanın son nefesi

Zaten Mican'dan Eşref'e bütün efsanelerin

Hep namertçe bitirilmedi mi

Yılan gözü gibi dikine çizgili

Dili çatal bakışlı çakallar tarafından

Ne kanırttığında kanayacağım

Ne ıslattığında ağlayacağım

Kırsan da kolumu kanadımı

Yıksan da evimi barakamı

Alıp bir tarafa Aretias'ımı

Öbür yanıma gedikli kardaşını

Karşında kale gibi ayakta duracağım

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık